17 Ocak 2010 Pazar

Organik Balık Yetiştirme


Organik su ürünleri yetiştiriciliği konusundaki çalışmalar Avrupa'da bile 1990'lı yılların ortalarında başlamıştır. Almanya ve Hollanda’da salmon, Avustralya’da kum midyesi ve kara midye, Ekvator’da karides organik artlarda üretilmekte ve genellikle büyük marketlerde tüketicilere sunulmaktadır. Organik bitkisel üretimdeki kural ve standartların organik balık yetiştiriciliğinde de uygulanmasının zorunluluğu ve tüketici tercihlerindeki farklılıklar sebebiyle, organik balık yetiştiriciliği bu ülkelerde, bitkisel organik üretimden daha yavaş bir seyirle gelişmektedir.

Almanya,İngiltere ve ABD gibi ülkelerde konu ile ilgili yasal düzenleme ve standart oluşturma çalışmaları halen devam etmekte, bazı konular (organik yem hammaddeleri, hastalıklarla mücadele) tartışılmaya devam edilmektedir. Organik balık yetiştiriciliği, türlere göre değişmekle birlikte genel olarak aşağıdaki ana esaslara dayanmaktadır:

1. Yer seçimi ve çevresel etkileri

Tesis, iyi su akımlı, kirletici ve stres unsurlarından uzak bir bölgede kurulmalıdır. Tesis kullanım alanındaki doğal peyzaja önem verilmeli, özellikle nesli tükenmekte olan bitki türlerine zarar verilmemelidir . Kullanılan su kaynağı yüksek kalitede olmalıdır. Kullanılan su kaynağı (dere, ırmak vb.) doğal yatağındaki ekolojik fonksiyonlarına devam edebilmelidir. Çiftlik alanının korunmasında çevredeki diğer canlılara fiziksel olarak zarar vermeyen tedbirler alınmalıdır. Yetiştiricilik ortamından balık kaçışı önlenmelidir.

2. Stok türü ve orijini .
Stok, organik üretimden gelmeli ve mümkünse yerli türler tercih edilmelidir. Genetik olarak modifiye organizmalar( GMO) ve Transgenik balıklar kullanılamaz.

3. Yetiştiricilik .
Üretim sürdürülebilir olmalı, kaynaklar etkin şekilde kullanılmalı ve üretim girdilerinde çiftlik dışına bağımlılık minimum düzeyde tutulmalıdır. İşletmedeki hayvanların refahı gözetilir. Stok yoğunluğu entansif üretime oranla daha düşüktür (Alabalıklar için genellikle, ortalama stok yoğunluğu 10 kg/m 3 ). Aynı türden alınmış olsa dahi hormon kullanımına müsaade edilmez. Havuz yapısı, balığın yaşadığı doğal ortamla uyumlu olmalıdır (yapay barınak ve gölgelikler vb. yapılar kullanılabilir). . Yemler, yetiştirilen türün do ğ al gereksinimini sağladı gibi doğal lezzeti bozmamalıdır. Hayvansal orijinli kan unu, kemik unu gibi sentetik ürünler veya kimyasal muamele görmüş yemler kullanılamaz. Yemler doğadan yakalanan balık ve balık ürünleri, organik tarım metotlarına uygun olarak elde edilmiş balık ve bitkisel ürünlerden yapılmış olmalıdır. Yem olarak balık unu ve yağı kullanılacaksa bu maddelerin kaynağı sürdürülebilir olmalıdır. Antibiyotikler, balık etine renk verici sentetik pigmentler ve sentetik iştah açıcılar kullanılamaz.

Doğal renk vericilere (karides kabuğu, phaffia mayası vb.) izin verilir.

4. Hastalıklar ve tedavi:
Öncelikle balığın hastalanmaması için koruyucu tedbirler alınmalıdır (stok yoğunluğu düşük olmalı, düzenli sağlık kontrolü yapılmalı, ölü balıklar hemen havuzdan uzaklaştırılmalı ve stres faktörleri minimuma indirilmelidir). Hastalık durumunda ise öncelikle doğal tedavi yöntemleri (homeopatik yöntemler) kullanılmalıdır. Sentetik kimyasal ilaçlara, antibiyotiklere izin verilmez. Doğadaki bazı bitkiler; (sarımsak, sütleğen, sumak, acı pelin, günlük, eğrelti otu, at kestanesisi, tespih ağacı türleri) ve tropik bitkilerden elde edilen preparatları kullanılabilir. Hastalıklarla mücadelede ve havuz-ekipman dezenfeksiyonunda bazı inorganik bileşiklerin (hidrojen peroksit, kaya tuzu, sönmemiş kireç, sodyum hipoklorit) kullanımına izin verilebilir. Doğada toksik olmayan organik bileşiklerin (formik asit, sitrik asit, alkol vb.) kullanımına izin verilir.

5. Diğer:
İşletmede canlı-ölü miktarları, yemleme, su özellikleri ve tedavi uygulamaları ile ilgili detaylı ve muntazam kayıt tutulmalıdır. Balıkların yakalanması, boylanması, taşınması ve kesimi esnasında aşırı stres oluşturmayacak yöntemler uygulanmalıdır. Tesisten çıkan kirliliğin çevreye zarar vermemesi için gerekli önlemler alınır.

Hiç yorum yok: