22 Ocak 2010 Cuma

Ekolojik Pazarlarda Ortak Standart ve İşbirliği Çağrısı


Yerel yönetimlerin işbirliği ve Buğday Derneği destek, danışmanlık ve denetiminde kurulan %100 Ekolojik Pazarlar, yaklaşık 4 yıldır ekolojik (organik) ürünün geniş kitlelere yayılmasını sağlamakla birlikte sağlıklı ve güvenli alışverişin de adresi haline geldi. Ancak bu yeterli değil…
Buğday Derneği 17 Ocak Pazar günü Kartal %100 Ekolojik Pazarı’nda yaptığı basın toplantısında, hem güvenli alışverişin sürekliliği, hem de üretici ve alıcının korunması amacıyla, ekolojik pazarlarda oluşturulacak ortak standartlar için ilgili taraflara işbirliği çağrısı yaptı.
Buğday Derneği ve sektöre yön verecek, sağlıklı ve sürdürülebilir gelişmeye önayak olmak üzere kurulan “Ekolojik Tarım İç Pazar Geliştirme Komitesi” tarafından, pazarın ihtiyaçlarına göre belirlenen %100 Ekolojik Pazar standartları, “Ekolojik semt pazarlarında sertifikalı, kayıtlı, güvenli gıda”, “Ekolojik pazarlardan kırsal kalkınmaya destek ve adil ticaret”, “Birer sosyal platform olarak ekolojik pazarlar” gibi başlıkları içeriyor.
Bu deneyiminden yola çıkan Buğday Derneği, ekolojik ürün pazarının sağlıklı gelişebilmesi amacıyla, giderek artan ekolojik pazarlarda oluşturulacak standartlar için sektörün tüm ilgili taraflarına işbirliği çağrısında bulunuyor. Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Victor Ananias “Bu standartların gözetilmesi hem ekolojik üreticinin hem de ekolojik ürün alıcısının haklarının korunması için gerekli” diyor. Dernek, bu standartların yerleşmesi amacıyla, üyesi olduğu Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi aracılığı ile Tarım Bakanlığı’na yazılı olarak önerilerini sundu. Buğday Derneği tam da bu süreçte düzenlediği basın toplantısıyla ilgili hal yasası, mevzuat, strateji ve eylem planlarında yer almak ve Türkiye’nin küresel ölçekte örnek olacağı kapsamda Ekolojik Pazar Standartlarını (EPS) oluşturmak üzere, tüm tarafların önümüzdeki günlerde biraraya gelmesi yönünde çağrı yaptı.

Talep Artışı, Güvenlik ve Denetim

İnsan ve diğer canlıların sağlığıyla birlikte toprak, su ve iklimlerin de sağlıklı bir şekilde devamlılığını sağlayan ekolojik üretim ve kullanım, giderek kirlenen dünyamızda her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Çevre kirliliği gıda kirliliğini de beraberinde getiriyor ve yapay hale getirilen gıdalar, yetersiz beslenme nedeniyle ortaya çıkan hastalıklar, halkın ekolojik sertifikalı ürüne olan talebi de artırıyor.
Hem insan ve çevre sağlığı açısından tehlikeli sonuçlara yol açabilen tarımsal ilaçlar hem de GDO’dan sakınmanın en güvenli yollarından biri olan %100 Ekolojik Pazarlar, ekolojik ürün talebinin ve çeşitliliğinin artışında önemli bir rol oynuyor. Talepteki bu hızlı artış, ekolojik ürünün pazarlanmasında güvenlik ve denetimin önemini bir kez daha gündeme getiriyor.
Öte yandan sadece kâr elde etmek isteyenler, doğala olan bu talebi yanlış yönde kullanabiliyor. Örneğin, bazı ürünler “doğal”, “%100 doğal”, “köy ürünü” veya “natural” etiketiyle, “ekolojik” ürünmüş gibi piyasaya sunulabiliyor. Semt pazarları ya da bazı manavlarda sıradan ürünler “organik” ibaresi ile pazarlanabiliyor. Bu nedenle Buğday’ın denetiminde kurulan pazarlar %100 ekolojik amblemi taşıyor. Bu pazarlarda sadece insan ve çevre sağlığına zarar vermeden üretildiğine dair kontrolü yapılmış ve belgelenmiş “ekolojik” sertifikalı ürünler satılabiliyor.
Ancak bu yeterli değil. Buğday Derneği’nin danışmanlığı ve denetiminde, yerel yönetimlerin işbirliğiyle kurulan Şişli, Samsun ve Kartal %100 Ekolojik Pazarlarında sağlıklı ve güvenli alışveriş için belirlenen standartlar uygulanıyor.
Şişli, Samsun ve Kartal’da kurulan %100 Ekolojik Pazarlar yerel yönetimlerle yapılan işbirliğinin örneklerini oluşturuyor. Buğday Derneği bu konuda belediyelere eğitim ve danışmanlık hizmeti de veriyor. %100 Ekolojik Pazar modelini benimseyen yerel yönetimler oluşturulan standartlar sayesinde, sağlıklı gıda ve güvenlik standartlarını da sağlayabiliyor.

Rekabet Yerine İşbirliği
Toplantıda güvene de dayalı bir sektör olan ekolojik tarım sektörünün Türkiye’de sağlıklı gelişimi açısından tüm paydaşların ekolojik tarımın ilkeleri doğrultusunda saygılı, adil ve işbirliğine yönelik bir tutum içinde olması gerektiği vurgulandı.
Buğday Derneği %100 Ekolojik Pazarlar Koordinatörü Batur Şehirlioğlu “Sektörün gelişim sürecinde rekabet kaçınılmaz olabilir, ancak oluşan talep artışı ve beraberinde getireceği rekabet, ekolojik tarım sektörüne zarar verecek ve tüketicide güveni sarsacak biçimde gelişirse, sektörün gelişme şansı ile birlikte temiz toprağın, suyun, sağlıklı gıdanın da kaybedileceğini unutmamak gerekiyor” dedi ve şöyle devam etti:
“Ekolojik tarımın temel ilke ve değerleri doğrultusunda, tüm paydaşlar arasında saygı, hakkaniyet ve işbirliği temelinde atılacak adımlar sektöre gerçek faydayı getirir. Temel ilke ve değerler etrafında çoğalarak, standartlaşma, yetkilendirme ve belgeleme ile calışmalı, yapılan işleri kurumlar, ilke ve standartlar üzerinden yürütmeliyiz. Şişli’de halka/geniş kitlelere yönelik önemli bir tohum atıldı, bugun ise tohum hızla yayılıyor. Bu nedenle bu süreçte sektörün tüm paydaşları işbirliği yaparak, sağduyulu ve akılcı hareket etmeliyiz.”
Bir ürünün sadece kimyasallardan arınmış olarak üretilmesi sürdürülebilir bir yaşam için yeterli değil. Aynı zamanda üretenin emeğinin karşılığını aldığının bilinmesi, üretiminden tezgâha kadar aynı kaliteyi koruması, dağıtımında karbon ayak izinin düşük olması, yerel ekonomiyi destekleyici nitelikte olması ve belli bir denetimden geçmesi gerekiyor. Buğday Derneği’nin Şişli’den bu yana edindiği yaklaşık 4 yıllık deneyimi ile oluşturduğu ve sürekli geliştirmeye devam ettiği %100 Ekolojik Pazarlar Standartları sağlıklı, güvenilir, kaliteli, adil, sürdürülebilir ve eğitici özellikler taşıyor.
Toplantıda %100 ekolojik pazarlar hakkında bilgi veren Batur Şehirlioğlu, “Türkiye’nin 81 ilinde ekolojik pazarların açılmasını ve kendi yerel ekonomilerini desteklemelerini istiyoruz fakat çok sayıda pazar açarken kaliteyi düşürmemek, güveni sarsmamak gerekir” dedi ve ekledi: “Amaç önce sağlıklı/güvenilir işleyen pazarlar, sağlıklı gelişen bir üretim ve kullanım ağı olmalı.”
Ekolojik İç Pazar Geliştirme Komitesi
Basın toplantısında, daha önce %100 Ekolojik Pazar’da, Buğday Derneği tarafından organize edilen çiftçi, üretici toplantısında sektöre yön verecek, sağlıklı ve sürdürülebilir gelişmeye önayak olmak üzere kurulan Ekolojik Tarım İç Pazar Geliştirme Komitesi’nin de tanıtımı yapıldı. Üreticilerle birlikte, aracı ve tüketicilerin de yer aldığı komitenin üyesi, çiftçi Gürsel Tonbul basın toplantısında yaptığı konuşmada ekolojk tarım üretici ya da tüketicisi olmanın bir yaşam biçimi olduğunu söyledi. Tonbul, “Ekolojik ürün, in-out olabilecek gelip geçici bir değer değildir. Bir insanın yaşamında içselleştirmesi gereken bütçesinde öncelikli pay ayirmasi gereken yaşamsal bir değerdir. Cep telefonu, kahve, benzin ya da ilaç bütçesinden daha öncelikli olmasi gerekir” dedi.
2006 yılında ilk kurulduğundan beri önce Şişli’den şimdi de Kartal’da açılan %100 Ekoloijk Pazarlardan alışveriş eden komite üyesi Yonca Demir de “Buğday Derneği’nin ekolojik ürün pazarının gelişmesi yolunda yaptıkları 2006′dan çok öncesine dayanıyor. Dernek yıllardır Andolu’da yürüttüğü projelerle ekolojik tarım çiftçisini tanıdı ve ekolojik ürün deseni hakkında bilgi birikimine sahip oldu ve sonra bu deneyimi %100 ekolojik pazarlara taşıdı” dedi. Buğday’ın bu birikimine ve %100 ekolojik pazarlara güvendiklerini belirten Demir “Önceleri bize de fiyatlar yüksek geldi ama sonradan alıştık ve ekolojik ürün önceliğimiz oldu. Zamanla 1 liraya alıp kimyasalla dolu olacaksa 5 lira veririm daha iyi diye düşünmeye başladım” dedi.
Türkiye’de Ekolojik Tarım hakkında kısa bilgi…
Türkiye’de, 1985 yılında 8 ürünle başlayan ekolojik tarım, bügün 200′ün üzerinde ürünle, tarım arazilerinin %0,5′ini oluşturan 165 bin hektar alanda, 15 bin üretici tarafından yapılıyor. Ekolojik üretici sayısı ve üretim yapılan alan 2004′den bu yana yüzde 25 arttı. Üretim miktarında ise yüzde 50′ye yakın bir artış gözlemleniyor. 2004′te 49 ilde ekolojik tarım yapılırken 2008′de bu sayı 65′e çıktı.
Kaynak: Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) yayımladığı “Türkiye’de Organik Tarım Gelişiyor” araştırması.
%100 Ekolojik Pazarların Kısa Tarihi
Aralık 2004: Ekolojik Tarım Kanunu ve Yönetmeliklerinin olası ekolojik pazarı destekleyecek yönde çıkartılması süreci.
Ocak-Haziran 2006: Türkiye çapında sertifika kuruluşları, üretici, STK, kamu, nakliyeciler, pazarcılar, akademisyenlerle görüşmeler, pazarda uygulanacak sistem ve kuralların tespiti, üretici sözleşmeleri.
Nisan 2006: Şişli Belediyesi, Milupa Organik ve Pınar Organik ile sözleşmeler
3 Haziran 2006: Proje lansmanı
17 Haziran 2006:Şişli %100 Ekolojik Pazarı Açılışı
23 Eylül 2006: Leman Sam ve Grup Gündoğarken ile Güz Şenliği
30 Haziran 2007: Birinci yıl konser ve kutlamaları
Mart 2008: Antalya %100 Ekolojik Pazar Açılışı
Mayıs 2008: Meydan AVM’de Ekoloji Meydanı Etkinliği kapsamında iki hafta %100 Ekolojik
Pazar Kurulması
Temmuz 2008: Samsun Gazi %100 Ekolojik Pazar Açılışı
Ocak 2009: Şişli %100 Ekolojik Pazarı katılımcı resmi işlemlerinin gerçekleşmesi
2 Mayıs 2009: İstanbul İhracatçılar Birliği’nde Ekolojik Pazarlarla ilgili ortak akıl toplantısı.
Haziran 2009: 3. Yıl Kutlamaları
Ekim 2009: İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesi kapsamında işbirliğinin onaylanması
24 Ekim 2009: Sektörün ve ekolojik pazarların sağlık gelişimi amacı ile ekolojik tarım yönlendirme komitesinin seçilmesi ve göreve gelmesi
7 Kasım 2009: Şişli %100 Ekolojik Pazarın’da poşet kullanımının kaldırılması
20 Aralık 2009: Kartal %100 Ekolojik Pazarı’nin açılışı.
Rakamlarla %100 Ekolojik Pazarlar
25 katılımcı (tezgâh sahibi) ve 48 tezgâhla başlayan Şişli %100 Ekolojik Pazar, 56 katılımcı ve 250′ye varan tezgâhla devam ediyor. 33 üretici ve 14 temsilci yer alıyor.
Pazarda yer alan tezgâhlardan yüzde 59′u üretici, yüzde 25′i temsilcilerden (aracılardan) oluşuyor. Pazarda -kalan %16′yi oluşturan- 9 yemek, ithalat, mamul marka sahibi tezgahı var.
Başlangıçta 30 farklı taze sebze-meyve sunulurken; bugün avokadodan asma yaprağına, bakladan fasulyeye, çilekten elmaya, yoğurttan peynir ve tereyağına kadar yaklaşık 100′ü aşkın çeşitte ekolojik ürün var.
İlk haftalarda yaklaşık 4 ton tahmini ürün satışı gerçekleşen pazarın satış hacmi, bugün 10 tona ulaşıyor.
Beşinci haftasına giren Kartal %100 Ekolojik Pazarı, 190 tezgâhla ve Şişli’deki ürün çeşitliliği ile hizmet veriyor. Beklenenden daha fazla ilgiyle karşılanan Kartal Pazarı ilk haftalarda 5 tonu aşan bir hacime ulaştı. Kartal’da 57 tezgâh sahibinin 36’sını üreticiler, 14′ ünü aracılar, 7’sini de ithal ve mamul marka sahipleri oluşturuyor.
Samsun Atakum’daki %100 Ekolojik Pazar ise yerel üreticilerin katılımıyla sürdürülüyor.

Hiç yorum yok: